HAYDARPAŞA VE SİRKECİ GARLARI SANATLA YENİDEN DOĞUYOR
İstanbul’un iki simge yapısı Haydarpaşa ve Sirkeci Garı, tarihi kimliklerini koruyarak dünya çapında ses getirmesi hedeflenen bir dönüşüm sürecine giriyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bu kapsamda ünlü İtalyan mimar ve küratör Luca Molinari ile buluşarak projelerin stratejik detaylarını netleştirdi.
Serpil Boydak
Türkiye’nin kültürel mirasını uluslararası arenada daha güçlü bir konuma taşımayı hedefleyen proje, her iki yapıyı da dev birer kültür-sanat merkezine dönüştürecek. Dönüşümün en önemli özelliği ise bu yapıların gar işlevlerini yitirmeyecek olması. Restorasyon süreci tamamlandığında garlar, hem demiryolu ulaşımına hizmet vermeye devam edecek hem de yaşayan birer tasarım ve sergi merkezi olarak kapılarını açacak.

İki Gar, İki Farklı Hikâye
Projenin küratörü Luca Molinari, her iki garın tarihi dokusuna sadık kalarak iç mekânları çağdaş müzecilik anlayışıyla kurgulayacak:
Haydarpaşa’da “Mavi Miras”: Haydarpaşa Garı, Türkiye’nin zengin su altı arkeolojik mirasına ve kıyı kültürüne odaklanacak. Ziyaretçiler, Anadolu’nun denizle olan kadim bağını çok katmanlı bir tarih anlatısıyla keşfedecek.
Sirkeci’de “Göçün İzleri”: Sirkeci Garı ise 19. ve 20. yüzyılın toplumsal hafızasına ışık tutacak. Merkezinde "göç" temasının yer alacağı müzede, interaktif ve deneyim odaklı bir sergileme sunulacak.
Müzecilikte Yeni Bir Vizyon
Bakan Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada bu iş birliğinin Türkiye’deki kültürel yatırımları uluslararası standartlara taşıyacağını vurguladı. Ersoy, Molinari’nin vizyonuyla garların sadece birer müze değil, kentin sosyal dokusuyla bütünleşen dinamik merkezler olacağını ifade etti.

Kent Hafızası Geleceğe Taşınıyor
Restorasyon çalışmalarının ardından İstanbul’un kültürel rotasında yeni bir aks oluşturacak olan garlar, klasik sergileme tekniklerinin ötesine geçecek. Proje, kentin tarihi hafızasını modernize ederek gelecek nesillere aktarırken, İstanbul’un küresel bir sanat destinasyonu olma kimliğini de güçlendirecek.
Luca Molinari Kimdir?
30 yılı aşkın tecrübesiyle mimarlık, tasarım ve yayıncılık alanlarında otorite kabul edilen Molinari, 2010 Venedik Mimarlık Bienali’nde İtalyan Pavyonu’nun küratörlüğünü üstlenmiştir. Campania Luigi Vanvitelli Üniversitesi’nde profesörlük görevini sürdüren mimar, kurucusu olduğu Luca Molinari Studio ile dünya çapında prestijli projelere imza atmaktadır.
Molinari’nin kurucusu olduğu Luca Molinari Studio da bu süreçte aktif rol oynuyor. 1994’ten bu yana mimarlık, sergi tasarımı, grafik tasarım ve yayıncılık alanlarında faaliyet gösteren stüdyo; uluslararası sergi organizasyonları ve müze projeleriyle tanınıyor.

