TÜRK TİYATROSU YENİ ARAYIŞLAR İÇİNDE

TÜRK TİYATROSU YENİ ARAYIŞLAR İÇİNDE

28.Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri jüri başkanı Prof. Dr. Aslı Yılmaz, bu yıl Haldun Dormen’in yokluğunun hissedildiğini söyledi. Türk tiyatrosunda kolektif üretimlerin arttığını belirten Yılmaz, ödül sistemine yönelik tartışmaların ise dikkatle ele alınması gerektiğini vurguladı.

Hilal Solmaz

Haldun Dormen’in Türk tiyatrosuna kazandırdığı Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri, bu yıl onun yokluğunda 28. kez gerçekleştirildi. Türk tiyatrosunun en köklü ödüllerinden biri haline gelen Afife Ödülleri, bu yıl yalnızca sezonun öne çıkan yapımlarını değil, aynı zamanda Haldun Dormen’e duyulan vefayı da sahneye taşıdı. Tören öncesinde jüri başkanı Prof. Dr. Aslı Yılmaz ile bir araya geldik. Yılmaz, geride kalan tiyatro sezonunu, değişen üretim biçimlerini ve ödül sistemine yönelik tartışmaları değerlendirdi; ekonomik zorluklara rağmen Türk tiyatrosunun yeni arayışlar üretmeye devam ettiğini söyledi. Özellikle kolektif yaratım süreçleriyle gelişen oyunların arttığına dikkat çekerek “Türk tiyatrosu yine bir arayış içinde ve bu onu canlı tutuyor” dedi.

Afife Tiyatro Ödülleri tiyatro camiası için neden bu kadar önemli? Bu yıl törene nasıl bir duyguyla hazırlanıyorsunuz?
Afife ödülleri tiyatro camiası için gerçekten çok önemli. Çünkü insanlar adaylıkların ve ödüllerin sonuçlarını merakla bekliyor. Emeklerinin görünmesi, yaptıkları işin değer görmesi onlar için çok kıymetli. Ama bu yıl hepimizin içinde buruk bir duygu da var. Haldun Hoca’nın yokluğu bizi çok etkiledi.

“Haldun Hoca’nın olmayışı bu sene bizi en çok etkileyen olay oldu. Hem üzgünüz hem de ona yakışan bir gece hazırlayabilmek için heyecanlıyız. Onun tiyatro tutkusunu ve eğlence sevgisini düşündüğümüzde, bu geceyi onu mutlu edecek bir akşam haline getirmek istiyoruz.”

Geride kalan tiyatro sezonuna baktığınızda nasıl bir tablo görüyorsunuz? Sizi heyecanlandıran işler oldu mu?
Elbette oldu. Türk tiyatrosunun en heyecan verici tarafı hâlâ yeni arayışların içinde olması. Bu sezon özellikle kolektif yaratım süreçleriyle gelişen, prova sırasında şekillenen oyunların arttığını gördük. Devised tiyatro dediğimiz işler daha görünür hale geldi. Uyarlamalar da dikkat çekiciydi.

“Türk tiyatrosu yine bir arayış içinde ve bu onu canlı tutuyor. Bu sezon kolektif yaratım süreçleriyle gelişen oyunların arttığını gördük.

Bir yandan ekonomik koşulların yarattığı zorluklar var ama bu durum yeni yazarların ortaya çıkmasına da alan açıyor.

“Türk tiyatrosu yıllardır yazar eksikliğinden yakınır. Ama ekonomik koşullar ve yüksek telif bedelleri nedeniyle yeni yazarların ortaya çıkmaya başladığını görüyoruz. Tiyatro zaten yokluktan var olabilen bir sanat.”

Siz hem oyuncu hem akademisyensiniz. Dışarıdan baktığınız Afife sistemiyle bugün içeriden gördüğünüz yapı arasında fark var mı?
Ben aslında burada biraz vefa borcu ödemek için bulunuyorum. Çünkü yıllar önce bu ödülün benim hayatımda çok özel bir karşılığı oldu.

10 yıl önce burada En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldım. Küçücük bir tiyatroda, öğrencilerime destek olmak için oynadığım bir oyunla. Bu ödül sayesinde sadece ben değil öğrencilerim de görünür oldu.

Afife jüri üyelerinin küçük salonlara gidip oyun izlemesini çok kıymetli bulduğunu söyleyen jüri başkanı, bunun genç tiyatrocular için büyük bir motivasyon yarattığını anlattı.

“Hiç unutmuyorum, karlı bir kış günü küçücük bir salonda oyunu iptal etmeyi düşünürken Afife jüri üyeleri içeri girmişti. Bu benim için çok kıymetliydi.”

İBB Şehir Tiyatroları, yapısal ve üretim koşulları farklı olan bağımsız tiyatrolarla ödenekli tiyatroların aynı kategorilerde değerlendirilmesini “adil bulmadığını” açıklayarak bu yıl Afife Tiyatro Ödülleri sürecinden çekildiğini duyurdu. Son dönemde ödenekli tiyatrolarla bağımsız tiyatroların ayrı kategorilerde değerlendirilmesi gerektiği yönündeki tartışmalar yeniden gündemde. Siz bu tartışmaya nasıl bakıyorsunuz?
Ben bugün yapılan açıklamanın detayını tam okuyamadım ama evet, bazı tiyatrolardan bu yönde görüşler geliyor. Özellikle ödenekli tiyatrolar ile bağımsız tiyatroların ayrı kategorilerde değerlendirilmesi gerektiğine dair talepler var. Ancak bunun çok dikkatli ele alınması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. “Hiçbir ödül sistemi toplumun her kesimini aynı anda mutlu edemez. Ama yapısal eleştirileri dikkatle inceliyoruz. Dışarıdan kolay çözülebilir gibi görünen bazı öneriler, başka adaletsizlikler yaratabiliyor.”

Google+ WhatsApp