45. İSTANBUL FİLM FESTİVALİ'NDE ALTIN LALE SAHİPLERİNİ BULDU
İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 45. İstanbul Film Festivali, The Marmara Taksim’de gerçekleştirilen ödül töreniyle sona erdi. 9-19 Nisan tarihleri arasında İstanbul’un iki yakasında düzenlenen festival boyunca 127 uzun metraj ve 13 kısa film izleyiciyle buluştu
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 45. İstanbul Film Festivali, sinema dolu 11 günün ardından görkemli bir törenle perdelerini kapattı. Dünya sinemasından seçkin örneklerin yarıştığı Altın Lale ödülü bu yıl, Damien Hauser imzalı "Prenses Mumbi" (Memory of Princess Mumbi) filmine giderken; festivalin yerli yapımlar cephesinde "En Güzel Cenaze Şarkıları" dört farklı kategoride kazandığı ödüllerle geceye damgasını vurdu.
Altın Lale “Prenses Mumbi”nin
Uluslararası Altın Lale Yarışması’nda bu yıl 15 film yarıştı. Jüri başkanlığını David Mackenzie’nin üstlendiği yarışmanın jürisinde ayrıca Tanja Meissner, Ekin Koç, Aslı Tunç ve Rodrigo Areias yer aldı. En İyi Film Ödülü, Damien Hauser imzalı Memory of Princess Mumbi”ye verildi. Jüri Özel Ödülü’nü Bi Gan’ın “Diriliş” filmi kazanırken, En İyi Yönetmen Ödülü Lise Akoka ve Romane Gueret’e gitti.
Oyunculuk kategorilerinde ise “Karanlıkta Islık Çalanlar” filmindeki performansıyla İnci Sefa Cingöz En İyi Kadın Oyuncu, “Ölü Köpekler Isırmaz” filmindeki rolüyle Kemal Burak Alper En İyi Erkek Oyuncu seçildi.

Ödülünü alırken konuşan Alper, başarının kolektif bir süreç olduğuna dikkat çekerek, “Bana tek başıma Altın Lale demesinler. Bu ödülü birlikte kazandık” dedi. Alper ayrıca konuşmasında toplumsal ayrışmaya da değinerek, sevgi ve dayanışma vurgusu yaptı.
İnci Sefa Cingöz ise sahnede yaptığı kısa konuşmada, “Görünmek, duyulmak çok güzel” sözleriyle duygularını dile getirdi.
Yeni Bakışlar’da “32 Metre” öne çıktı
Genç sinemacıların ilk ve ikinci filmlerine odaklanan Yeni Bakışlar bölümünde Seyfi Teoman En İyi Film Ödülü “32 Metre”ye verildi. Mehmet Akif Büyükatalay, Murat Kılıç, Meryem Yavuz, Soner Alper ve Meltem Naz Salduz’un yer aldığı jüri, filmin güçlü anlatımı ve gerçeklikle kurduğu bağa dikkat çekti.
Yeni Bakışlar’ta En İyi Erkek Oyuncu seçilen Burak Dakak, ödül konuşmasında “İnsanın emek verdiği bir şeyle takdir görmesi çok mutluluk verici. Bu ödül benim için çok kıymetli” dedi.

En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan Esra Dermancıoğlu da sahnede yaptığı konuşmada film ekibine teşekkür ederek, aldığı ödülün kendisi için büyük anlam taşıdığını ifade etti.
Kısa film ve bağımsız ödüller
Kısa Film Yarışması’nda Dalya Keleş’in “Yerçekimi” filmi En İyi Kısa Film seçildi. Keleş genç sinemacılar olarak sansüre karşı olduklarını belirtti.

Belgesel ödülünü kazanan ekip ise sahnede yaptığı konuşmada, “Belgesellere inanan ve izleyen herkese teşekkür ediyoruz” diyerek seyirciye seslendi.
Bağımsız jürilerin değerlendirmeleri sonucunda ise Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu ödülü Mark Jenkin’in “Rose of Nevada” filmine verilirken, Sinema Yazarları Derneği En İyi Film ödülünü Melik Kuru’nun “İsimsiz Eserler Mezarlığı”na layık gördü.
Törende festivalin yalnızca bir gösterim alanı değil; aynı zamanda ortak yapım ve uluslararası iş birlikleri için önemli bir platform olduğuna dikkat çekildi. Köprüde Buluşmalar kapsamında bu yıl 23 projenin sunumu yapılırken, sinemacılar uluslararası sektör temsilcileriyle bir araya geldi.
11 gün boyunca gösterimler, söyleşiler ve endüstri buluşmalarıyla devam eden festival, bu yıl da hem genç sinemacılara alan açan hem de dünya sinemasının güncel örneklerini İstanbul’da bir araya getiren önemli bir platform olarak öne çıktı.

